04 04 2013

HAYAT BAYRAM OLSUN

  HAYAT BAYRAM OLSUN   Geçen hafta memleketime gittim. Hatta bir akrabamı da ziyaret ettim. Her gittiğim yerde, konu ÇÖZÜM SÜRECİYDİ. Şöyle bir konu açıldı. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde, kimseye ayrıcalık yoktur. Herkes kanunlar önünde eşit hakka sahiptir. Otuz yıl ve belki daha uzun zamandır, bir üzeri örtülü savaş var. Çok şehit verdik. Her iki tarafta zayiaat verdi. Terör örgütünün istediği neydi? Şimdi biz neleri vaat ediyoruz? Bu çıkmazdan nasıl kurtulacağız? Anaların ve babaların endişeli bekleyişleri ne anlamda bitecek? Şimdi filan köyde bir satılık tarla var. Bu tarlayı isteyen herkes alabilir. Şurada bir terzi dükkanı var. İçinde her kesimden müşterileri var. Konuştuğumuz yer bir kahvehane… Şöyle masalara bir göz gezdirdiğimizde ülkemizin insanları sanki bu kahvede buluşmuşlar gibi… Anlayamıyoruz. Akil adamlar ya da Akil insanlar her ne isim verilirse, ne yapacaklar? Biz birbirimizle barışığız. Ta birinci cihan savaşı ve belki de ondandan önce aramıza nifak sokmaya çalıştılar. Onların oyunlarını bozduk. Ülkemizi emperyalistlerin elinden kurtardık. Fakat onların ajanları boş durmadılar. Yine birbirimizi düşman etmek istediler. Bin yıldan fazla beraberiz. Kız aldık. Kız verdik. Akraba olduk. Sevdik birbirimizi. Dostça yaşadık. Dostlarımızı hep kucakladık. Düğünlerde, cenazelerde, mutlu mutsuz günlerimizde hep beraber olduk. Siyaset yapıldı. Partinin başkanı şudur, demedik. Oy verdik. Başbakan, Cumhurbaşkanı, Belediye başkanı, Muhtar seçimleri oldu. Şu düşüncedendir dedik. Fakat şu kökendendir hiiiç demedik. Öyleyse bu kargaşa terör niye? Böyle sesli düşünürken, seksen yaşlarında Mehmet Dayı söz aldı. Burada sözü dinlenen bilge bir insandır. Hasta... Devamı

29 03 2013

ÖNCE BİR DİNLEYELİM KARŞIMIZDAKİNİ

ÖNCE BİR DİNLEYELİM KARŞIMIZDAKİNİ |  görsel 1
ÖNCE BİR DİNLEYELİM KARŞIMIZDAKİNİ |  görsel 2

SUÇLU ARAMAYALIM..SADECE DİNLEYELİM Sevgili dostlar, size bugünkü yazımda, başkaları hakkındaki düşüncelerinizi gözden geçirmenizi isteyeceğim. Karşımızdaki insan eşimiz, babamız, annemiz, abimiz, ablamız veya bir şirketteki müdürümüz  de olabilir. Bir spor kulubünün teknik direktörü, ya da futbolcusu da olabilir. Hatta bu insan bu ülkenin iktidar lideri, ya da muhalefet partisinin başkanı da olabilir. Kim olursa olsun. Onlar hakkında hakimlik yapmayalım. Bir de kendimizi onların yerine koyalım. Onlara sempati ile yaklaşalım. Empati yapalım. Sevelim onları en iyisi.. Facebookda, bir arkadaşım ile yaptığım konuşmalar, tartışmaya döndü. Sonunda beni arkadaşlıktan sildiğini gördüm. Tek suçum iktidar partisinden yana yazmak. İktidar partisini metheden gazete yazılarını sayfamda paylaşmaktı. Halbuki onunla müşterek taraflarımız vardı. O da alex’i Lefteri hayran olacak derecede seviyordu. Fenerbahçe kulüp başkanını ya da teknik direktörünü de seviyordu tabii. Fakat Bu şekilde davranmalarını kabul edemememişti. Başka konularda da uyum içindeydik. Sadece siyasal açıdan, zıt olduk. Sonunda arkadaşlığımız bitti. Bu kendisini hiç tanımadığım Ankara’lı, Fakat İstanbul’u da çok iyi bilen hatta aşk derecesinde benim gibi seven bir bayandı. Sağlık olsun. Sadece geçen yıl Doğum günümü kutladı. Bir de bayramlarda yazılarıma yorum yazdı. Yazdığı makalelerinde her zaman idareden ve başbakandan şikayetçidir. Benim de memnun olmadığım konular var. İleride yazarım. Fakat yerine gelebilecek bir lider bulamıyorum. Elbette en iyisi değil. Daha iyilerine layığız. Fakat diğer liderler onun ellerine su dökemezler. Kimseyi yargılamayın sevgili dostlarım. İnsan aciz bir kuldur. Bir nefeslik canımız var. Bugün var isek, y... Devamı